İzmir Gayrımenkul Avukatı

Gayrimenkul hukuku, taşınmaz malların edinimi, mülkiyeti, kullanımı ve tasarrufu ile ilgili hukuki konuları düzenleyen bir hukuk dalıdır. Bu hukuk dalı, arazi, bina, daire, arsa gibi taşınmaz malların edinimi, devri, ipotek, kira, rehin, tapu işlemleri, imar mevzuatı ve tapu sicili kayıtları gibi konuları kapsar.

Gayrimenkul hukuku, özellikle inşaat sektörü, emlak sektörü ve bankacılık sektörü için büyük önem taşır. Bu hukuk dalı, taşınmaz malların alım-satım işlemleri ve tapu kaydı işlemleri gibi konularda tarafların haklarını ve yükümlülüklerini belirler.

Gayrimenkul hukuku, aynı zamanda kiracılar ve mülk sahipleri arasındaki ilişkileri de düzenler. Kiracıların hakları, kira bedelleri ve kira sözleşmeleri gibi konular da gayrimenkul hukukunun kapsamına girer.

İzmir Gayrımenkul Avukatı İletişim Bilgileri

✅ İzmir Gayrımenkul AvukatıGayrımenkul Avukatı Merve Kolman
✅ Telefon :+90 505 646 24 50
✅ Adres:Kültür Mahallesi Şevket Özçelik Sk. No: 9 Daire: 3 Konak – İzmir
✅ Mail: info@mervekolman.av.tr

Gayrimenkul Dava Türleri Nelerdir?

Gayrimenkul hukuku ile ilgili olarak çeşitli dava türleri bulunmaktadır. Bu dava türlerinin bazıları şunlardır;

  • Tapu iptali ve tescil davası: Tapu kaydının iptali ve yeniden düzenlenmesi ile ilgili davalardır. Bu davalar, tapu kaydında yapılan bir hata, taşınmazın sahipliği konusunda bir anlaşmazlık, tapu kaydının yanlış olması, usulsüz düzenlenmesi gibi nedenlerle açılabilir.
  • Kira sözleşmesinden kaynaklanan davalar: Kiracı ve mal sahibi arasında kira sözleşmesine ilişkin uyuşmazlıkların çözümlenmesi için açılan davaları kapsar. Kiracının ödeme yükümlülüklerini yerine getirmemesi, mal sahibinin bakım yükümlülüklerini yerine getirmemesi veya kira sözleşmesinin sona erdirilmesi gibi durumlar bu tür davalara neden olabilir.
  • İpotek tesisine ilişkin davalar: İpotek belgesinin geçerliliği, ipotek hakkının tahliyesi veya ipotek hakkının uygulanması gibi konuları içeren davaları kapsar.
  • Kat mülkiyeti davaları: Bina veya arsanın ortak alanlarına ilişkin sorunların çözümlenmesi için açılan davalardır. Bu tür davalar genellikle kat malikleri arasındaki uyuşmazlıklardan kaynaklanır.

Bu dava türleri, gayrimenkul hukuku ile ilgili olarak en sık karşılaşılan dava türlerinden bazılarıdır.

Tapu İptal ve Tescil Davaları Konuları Nelerdir? 

Tapu iptal ve tescil davaları, gayrimenkuller üzerinde tapu kaydında yer alan hataların düzeltilmesi veya gayrimenkulün tapu kaydına ilk kez tescili ile ilgili açılan hukuki süreçlerdir. Bu davalarda genellikle tapu kaydındaki hatalı bilgilerin düzeltilmesi, tapu kaydında yer alan bir başkasına ait hakların kaldırılması veya tescili, intifa veya irtifak haklarının kurulması veya kaldırılması, haciz işlemlerinin iptali veya gayrimenkul malikinin kimliğinin tespiti gibi konular ele alınır. Tapu iptal ve tescil davaları, genellikle gayrimenkul alım satımı veya miras paylaşımı gibi durumlarda ortaya çıkan sorunların çözümü için açılır.

Tapu İptal ve Tescil Davaları Ne Kadar Sürer? 

Tapu iptal ve tescil davalarının süresi dava konusu olayın özelliklerine ve mahkemenin iş yoğunluğuna göre değişebilir. Genellikle, tapu iptal ve tescil davaları diğer hukuki süreçlere göre daha uzun sürebilir. Bu süre, davaya konu olan gayrimenkulün durumu, tapu kaydındaki hataların niteliği, delillerin toplanması ve sunulması gibi faktörlere bağlı olarak değişebilir. Ancak, tapu iptal ve tescil davaları, genellikle 1 ila 2 yıl arasında sürebilir. Davanın ne kadar süreceği, mahkemenin iş yoğunluğu, dosyanın karmaşıklığı, tarafların avukatlarının iş yükü gibi faktörlere bağlı olarak değişebilir.

Tapu İptal ve Tescil Davası Zamanaşımı Süresi 

Bu dava türü mülkiyet hakkına ve ayni bir hakka dayanmakla beraber mutlak bir hak olduğundan dolayı genel olarak tapu iptal ve tescil davasında zamanaşımı yoktur. Fakat bazı hallerde tapu iptal ve tescil davasında zamanaşımı süreleri vardır. Ancak bu süre, tapu kaydında yapılan hataların niteliğine ve etkilerine göre değişebilir. Bazı hallerde süre daha kısa, bazı hallerde ise daha uzun olabilir. Örneğin, tapu kaydındaki hataların sonradan keşfedilmesi durumunda, süre sonradan keşif tarihinden itibaren başlar. Tapu iptal ve tescil davası eğer mülkiyet zamanaşımı yoluyla kazanılmışsa açılamaz. Bir kadastro işlemi sebebiyle tapu iptal ve tescil davalarında zamanaşımı süresi 10 yıldır. Eğer bu dava hile sebebi ile açılacak ise zamanaşımı 1 yıldır.

Kamulaştırma Şartları Nelerdir? 

Kamulaştırma, devletin veya kamu kurumlarının, belirli bir taşınmaz malın özel mülkiyetini, kamusal yarar veya toplumun yararına kullanmak amacıyla el koymasıdır. Kamulaştırma işlemi, Anayasa ve ilgili yasalarda belirtilen şartlara uygun olarak gerçekleştirilmelidir. Kamulaştırma şartları aşağıdaki şekilde sıralanabilir;

  • Kamulaştırmanın kamu yararı için yapılması gereklidir.
  • Kamulaştırma, Anayasada belirtilen hakların korunması ilkesine uygun olmalıdır.
  • Kamulaştırma kararı, yasal bir dayanağa sahip olmalıdır.
  • Kamulaştırma kararı, somut olaya uygun şekilde ve yeterli gerekçelerle açıklanmalıdır.
  • Kamulaştırma işlemi, hakkaniyetli bir şekilde yapılmalıdır ve taşınmaz malın gerçek değeri üzerinden tazminat ödenmelidir.
  • Kamulaştırma işlemi, makul bir sürede gerçekleştirilmelidir.

Kamulaştırma işleminin yasalara uygun bir şekilde gerçekleştirilmesi, hukuk devleti ilkesi açısından önemlidir. Ayrıca, kamulaştırma kararının somut olaya uygunluğu ve tazminatın yeterliliği konularında da hukuki denetim mekanizmaları bulunmaktadır.

Kamulaştırma Davaları Ne Kadar Sürer? 

Kamulaştırma davalarının süresi, davaya konu olan malın niteliği, değeri, tarafların talepleri, mahkeme yoğunluğu ve diğer etmenlere bağlı olarak değişebilir. Kamulaştırma davaları genellikle 1-2 yıl arasında sürer, ancak karmaşık ve uzun süreli kamulaştırmalar daha uzun sürebilir. Mahkeme süreci dışında, kamulaştırma sürecindeki diğer aşamalar, örneğin taşınmazın tespiti ve bedelinin belirlenmesi gibi işlemler de süreci uzatabilir.

Kamulaştırma Bedeli Nasıl Belirlenir? 

Kamulaştırma bedeli, kamulaştırmanın konusu olan taşınmazın değerine ve diğer faktörlere göre belirlenir. Kamulaştırma bedeli, kamulaştırmanın yapıldığı tarihte geçerli olan rayiç değer veya piyasa değeri esas alınarak hesaplanır. Kamulaştırma bedeli, mahkeme tarafından belirlenir ve kamulaştırmanın gerçekleştirildiği tarihten itibaren yasal faiz oranı üzerinden hesaplanarak ödenir.

Kamulaştırma bedelinin belirlenmesinde, taşınmazın bulunduğu bölgenin imar durumu, tapu bilgileri, altyapı hizmetleri gibi faktörler de dikkate alınır. Kamulaştırma bedelinin belirlenmesi aşamasında, taraflar arasında anlaşmazlık çıkması durumunda, mahkeme tarafından bilirkişi raporu alınarak bedel tespit edilir.

Acele Kamulaştırma Nedir?

Acele kamulaştırma, kamu yararı veya kamusal bir ihtiyacın acil bir şekilde karşılanması gerektiği durumlarda, kamunun belirli bir taşınmaz malı üzerindeki mülkiyet haklarını hızlı bir şekilde elde etmesi işlemidir. Bu tür kamulaştırmalar, genellikle doğal afetler, şehir planlaması projeleri veya kamu hizmetlerinin geliştirilmesi gibi acil ihtiyaçları karşılamak için kullanılır.

Acele kamulaştırma, normal kamulaştırma işleminden farklıdır çünkü normal kamulaştırmada, kamulaştırma işlemi öncesinde önceden belirlenmiş bir süreç izlenir ve mülkiyet sahiplerine önceden bildirim yapılır. Ancak acil durumlarda, acil kamulaştırma işlemi yapılır ve mülkiyet sahiplerine sonra haber verilir.

Acele kamulaştırma işlemi, 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu tarafından düzenlenmektedir. Bu kanuna göre, acele kamulaştırma yapılabilmesi için kamusal ihtiyacın acil olması ve kamu yararının normal kamulaştırma yöntemi ile sağlanamayacak kadar önemli olması gerekmektedir. Ayrıca, acele kamulaştırma işlemi sonrasında, mülkiyet sahiplerine adil bir bedel ödenmelidir. Acele kamulaştırma kararı, yargı kararı veya bakanlık kararı ile alınabilir.

İzmir Kamulaştırma Davaları

İzmir’de kamulaştırma davaları, diğer illerdeki kamulaştırma davalarıyla aynı yasal süreçlere tabidir. Kamulaştırma davaları, İzmir’de Asliye Hukuk Mahkemelerinde görülmektedir. Kamulaştırma sürecinde, tarafların haklarının korunması ve tazminatların doğru belirlenmesi için dava açma hakları bulunmaktadır. İzmir’de açılan kamulaştırma davalarının süresi, davanın niteliğine, delil durumuna, tarafların talep ve savunmalarına göre farklılık gösterebilir.

Kira Davaları Avukatı

Kiracılar veya kiraya verenler arasındaki uyuşmazlıkların çözümünde hukukun üstünlüğünün korunması amacıyla kira davaları açılabilir. Kira davaları, taraflar arasındaki sözleşmenin ifası veya ifa edilmemesi nedeniyle ortaya çıkan uyuşmazlıkları kapsar. Kiracıların tahliye davaları ve kira alacakları için açtığı davalar, en sık görülen kira davaları türleridir.

Kiralama sözleşmelerinin hazırlanması, uyuşmazlıkların çözümü, tahliye süreçleri, kira artışı, depozito iadesi gibi konularda avukat desteği alınması önerilir.

İzmir Kira Alacağı Davası Nasıl Açılır?

Kira alacağı davasının açılabilmesi için gerekli belgelerin toplanması ve doğru şekilde hazırlanması gerekmektedir. Bu belgeler arasında:

  • Kira sözleşmesi: Kiracı ve mülk sahibi arasında yapılmış yazılı bir sözleşme varsa bu belge davanın en önemli delilidir.
  • Kira ödeme belgeleri: Kira ödemelerinin banka dekontları, elden verilmiş makbuzlar veya başka bir şekilde belgelendirilmiş olması gerekmektedir.
  • Kira bedelinin tespitine yönelik deliller: Kiranın belirlenmesinde etkili olan faktörlerin delillendirilmesi gerekmektedir. Örneğin, kira değerinin piyasa koşullarına uygunluğunu gösteren raporlar veya benzeri belgeler sunulabilir.
  • İhtarname: Kiracıya borcun ödenmesi için ihtarname gönderilmesi ve borcun ödenmemesi halinde dava açılacağının bildirilmesi gerekmektedir. Bu belge de davanın açılabilmesi için gerekli bir delildir.

Belgeler hazırlandıktan sonra, İzmir Asliye Hukuk Mahkemesi’ne kira alacağı davası açılabilir. 

Kira Tespit Davası Nedir?

Kira tespit davası, bir taşınmazın kira bedelinin tespiti amacıyla açılan bir davayı ifade eder. Bu dava genellikle mal sahibinin kira bedelinin artırılması talebine karşı verilen bir yanıttır. Mal sahibi, kira bedelinin artırılması talebinde bulunduğunda, kiracı bu talebi kabul etmeyebilir. Bu durumda, mal sahibi kira bedelini mahkemede tespit ettirmek için kira tespit davası açabilir. Bu davada, mahkeme, kira bedelinin adil bir şekilde belirlenmesi için tarafların delillerini değerlendirir ve sonunda uygun bir kira bedeli belirler.

Birikmiş Kira Alacağı ve Tahliye Nedir?

Birikmiş kira alacağı ve tahliye, kira sözleşmesiyle kiracının mülkü kullanma hakkı sona erdiğinde, kiracının kira bedeli borcunu ödemediği ve mülkü boşaltmadığı durumda ev sahibinin başvurabileceği hukuki bir süreçtir. Bu durumda, ev sahibi kira bedelinin ödenmesi ve mülkün boşaltılması için dava açabilir. Kiracıya bir süre tanınır ve bu süre içinde kira bedeli borcu ödenmez ve mülk boşaltılmazsa, tahliye işlemi gerçekleştirilir.

İzale-İ Şuyu Davası İzmir

İzale-i Şuyu davası, diğer adıyla ortaklığın giderilmesi davası gayrimenkul mülkiyetindeki paydaşların mal paylaşımı yapmaları için açtıkları bir dava türüdür. İzmir’de de diğer illerde olduğu gibi bu tür davalara ilişkin işlemler Sulh Hukuk Mahkemelerinde yürütülmektedir.

İzale-i Şuyu davası, diğer davalar gibi süreçleri ve sonuçları açısından farklılık göstermektedir. Davanın süresi, tarafların anlaşması veya mahkemenin kararı ile belirlenir. Genellikle davanın sonuçlanması için uzun bir süre gerekmektedir. Bu süre, davanın niteliği, tarafların delillerinin toplanması, keşif işlemlerinin yapılması ve tarafların iddia ve savunmalarının değerlendirilmesi gibi faktörlere bağlı olarak değişebilir.

İzale-İ Şuyu Davası Ne Kadar Sürer?

İzale-i şuyu davaları genellikle uyuşmazlığın niteliğine, taraflar arasındaki ilişkilere, mahkemenin iş yoğunluğuna ve diğer faktörlere göre değişebilir. Bu nedenle bir süre tahmini vermek zordur. Ancak, bu tür davaların genellikle birkaç aydan birkaç yıla kadar sürebileceği söylenebilir.

Ecrimisil Davası Nedir? 

Ecrimisil davası, bir kişinin mülkiyet veya kullanım hakkına tecavüz eden diğer bir kişiden, bu tecavüz nedeniyle doğan zararların ödenmesini talep ettiği bir tür hukuki davadır. Bu tür davalar genellikle kiralanmış bir mülkün diğer bir kişi tarafından kullanımının müdahaleci veya engelleyici şekilde sürdürülmesi durumunda açılır. Ecrimisil davalarında, mahkeme tarafların beyanlarına, delillerine ve kanıtlarına göre bir karar verir ve zararın boyutuna göre tazminat miktarını belirler.

Ecrimisil Davası Nasıl Açılır? 

Ecrimisil davası, bir mülkün kullanımından doğan hukuki yükümlülüklerin yerine getirilmemesi nedeniyle oluşan zararların tazmini için açılan bir tür davadır. Ecrimisil davası, özellikle mülk sahibinin malı üzerindeki haklarını kullanma hakkının ihlal edildiği durumlarda açılmaktadır.

Ecrimisil davası, sulh hukuk mahkemesinde açılır. Davayı açacak kişi, mülk sahibi ya da mülk sahibinin vekili olabilir. 

Dava açma süreci genellikle aşağıdaki şekildedir;

  1. Dava dilekçesinin hazırlanması: Avukat, müvekkilinin talepleri doğrultusunda dava dilekçesini hazırlayacaktır. Dava dilekçesinde, davalının malı kullanma hakkını ihlal ettiği, bu ihlalin sürekli bir zarara yol açtığı ve tazmin talebinin olduğu belirtilir.
  2. Dava dilekçesinin mahkemeye sunulması: Hazırlanan dava dilekçesi sulh hukuk mahkemesine sunulur. Dilekçe, dava masrafının ödendiğine dair belge ile sunulmalıdır.
  3. Duruşma: Mahkeme, dilekçeyi inceleyerek bir duruşma tarihi belirler. Duruşmada tarafların savunmaları alınır ve deliller incelenir.
  4. Karar: Mahkeme, yapılan incelemeler sonucunda bir karar verir. Karar, taraflara tebliğ edilir ve karara karşı itiraz hakkı doğar.

Ecrimisil davaları, davanın karmaşıklığına, delil toplama sürecine ve mahkemelerin yoğunluğuna bağlı olarak değişkenlik göstermektedir. Ancak genellikle 6-12 ay arasında sonuçlanmaktadır.

Ecrimisil Tazminatı Davası ve İntifadan Men Nedir? 

Ecrimisil tazminatı davası, mülkiyet hakkının ihlali sonucu zarar gören kişinin, zararın giderilmesi için açtığı bir tür davadır. Ecrimisil, taşınmazın kullanım hakkına sahip olan kişinin, bu hakkını kötüye kullanması sonucu başka bir kişinin uğradığı zarardan kaynaklanır. Örneğin, komşunun mülküne gölgelik düşürmek, su baskınına sebep olmak, gürültü yapmak gibi durumlarda zarar gören kişi, ecrimisil davası açarak zararın giderilmesini talep edebilir.

İntifadan meni ise, paylı mülkiyet ya da elbirliğiyle mülkiyetin doğurduğu bir sonuç olarak maliklerin birbirine karşı açtıkları ecrimisil davaları olarak nitelendirebiliriz. Maliklerin ecrimisil taleplerinin en temel şartlarından biri intifadan men (yararlanmadan engelleme) şartıdır.

Bu dava ile, gayrimenkul kullanım hakkına sahip olan kişiye, bu hakkını kötüye kullanmaktan kaçınması için mahkeme tarafından bir yasaklama getirilir. İntifadan men davası, genellikle ecrimisil davalarıyla birlikte açılır.

İntifadan Men Şartı Nedir?

İntifa hakkı sahibi, intifa hakkını kullanmak istediği taşınmaz üzerindeki hakkını kullanabilmesi için malikin taşınmaza müdahale etmemesi gerektiği durumlarda intifadan men davası açabilir. İntifadan men davasında, intifa hakkının kullanımına yönelik müdahalelerin sonlandırılması ve intifanın kullanılmasına engel olacak her türlü faaliyetin durdurulması istenir.

İntifadan men şartının var olması için, ecrimisil talebinden önce davacı paydaşın, davaya konu olan taşınmazdan yararlanmak istediğini davalı paydaşa bildirilmiş olması gerekmektedir. Bu bildirim ecrimisil istenilen tarafa noter ile yollanan ihtarname ile yapılır.

İzmir Ecrimisil Davası Ne Kadar Sürer?

Ecrimisil davasının süresi, davanın niteliği, delillerin toplanması, tarafların duruşmalar için uygun zamanının belirlenmesi gibi faktörlere bağlı olarak değişebilir. Bu nedenle kesin bir süre belirtmek mümkün değildir. Davanın sonuçlanması, ilgili mahkemenin iş yoğunluğuna ve davaya ilişkin özelliklere göre birkaç ay ila birkaç yıl arasında değişebilir.

Ecrimisil Davası Zamanaşımı Ne Kadardır? 

Ecrimisil davası için zamanaşımı süresi, zarar görenin zararını öğrendiği tarihten itibaren 5 yıldır. Ancak, bu süre zarar görenin kusurundan kaynaklanan bir nedenle zararın gerçekleştiği tarihte başlar.

Ayıplı Gayrimenkul Davası Nedir?

Ayıplı gayrimenkul davası, bir gayrimenkulün satışı sırasında mevcut olan ayıplar nedeniyle açılan bir hukuk davasıdır. Ayıplı gayrimenkul, satış sırasında alıcı tarafından bilinmeyen veya satıcının gizlediği kusurlara sahip olan gayrimenkulü ifade eder.

Ayıplar, örneğin yapısal problemler, su veya nem problemleri, çatlamalar, çürükler veya yangın hasarları gibi fiziksel kusurlar olabileceği gibi, ruhsat veya imar problemleri, kira veya borçları gibi hukuki problemler de olabilir. Ayıpların varlığı, gayrimenkulün değerini düşürebilir ve alıcıların maddi zarara uğramasına neden olabilir.

Ayıplı gayrimenkul davası, alıcının satıcıya karşı tazminat talep ettiği bir davadır. Alıcı, gayrimenkulün ayıplı olduğunu kanıtlayarak, satın aldığı bedelin iadesini veya ayıpların giderilmesini talep edebilir. Satıcının kusurlu olduğu kanıtlandığında, mahkeme tazminat veya bedel iadesi gibi çeşitli kararlar verebilir.  

El Atmanın Önlenmesi Davası Nedir?

El atmanın önlenmesi davası, bir taşınmaz mal üzerinde sahiplik veya kullanım hakkına dayanan hak sahibinin, bu haklarına tecavüz eden bir üçüncü kişinin veya haksız el atanın menedilmesi amacıyla açtığı bir dava türüdür. El atmanın önlenmesi davası, taşınmaz mal üzerinde sahiplik hakkına dayanmayan ancak kullanım hakkına dayanan hak sahipleri tarafından da açılabilmektedir. Bu davada amaç, müdahalede bulunan kişinin mal üzerindeki hukuki durumunu sona erdirmek ve hak sahibinin mal üzerindeki sahiplik veya kullanım hakkını korumaktır.

El Atmanın Önlenmesi Davası Zamanaşımı ve Gayrimenkul Hukuku

El atmanın önlenmesi davası, hukuken bir haksız fiildir. El atma veya müdahale fiili devam ettiği her halde el atmanın önlenmesi davası açılabilir. Bu yüzden, el atmanın önlenmesi davası için zamanaşımı süresi yoktur. Bu dava el atılan taşınmazın sahibinin veya diğer meşru kullanıcılarının hukuki haklarını korumaya yöneliktir. 

Ancak el atmanın önlenmesi davası için TMK m.984’te özel bir zamanaşımı süresi de bulunmaktadır. Kanuna göre failin ve fiilin öğrenilmesinden başlayarak 2 ay içinde dava açılmalıdır. Hak sahibi durumu bilmiyor ise fiilin üzerinden 1 yıl geçerse hak talep edemez.

El atmanın önlenmesi davası, taşınmazın el değiştirmesini engelleyerek mülkiyet hakkının korunmasına yönelik bir dava olduğu için, zamanında ve doğru bir şekilde açılması büyük önem taşımaktadır. 

MEN-İ MÜDAHALE DAVA DİLEKÇESİ ÖRNEĞİ İÇİNDE OLMASI GEREKEN MADDELER NELERDİR? 

Men-i müdahale davası dilekçesi, aşağıdaki maddeleri içermesi gerekmektedir;

  1. Mahkeme adı ve dosya numarası
  2. Davacı ve davalı bilgileri
  3. Konu hakkında özet bilgi
  4. Olayın açıklaması
  5. Delillerin belirtilmesi
  6. Hukuki dayanakların açıklanması
  7. Talebin belirtilmesi
  8. Yargılama giderleri ve vekalet ücreti talebinin belirtilmesi
  9. Sonuç bölümü ve istem

Bu maddelerin yanı sıra, dilekçenin usul ve esas açısından da hukuka uygun olması gerekmektedir. Bu nedenle, bir avukat yardımıyla veya hukuki bilgi sahibi bir kişinin kontrolünde hazırlanması önerilir.

İzmir Gayrımenkul Avukatları Kimlerdir ?

İzmir Gayrımenkul avukatları, İzmir barosuna bağlı olarak çalışan ve özellikle yöneldiği alanlar Gayrımenkul hukuku davaları olan avukatlardır.

İzmir En İyi Gayrımenkul Avukatı Nasıl Bulunur ??

İzmir En iyi Gayrımenkul avukatı, mesleğinin ahlaki ve teknik tüm gerekliliklerini bilip uygulayan ve müvekkilinin hakkını son damlasına kadar gözeten avukattır.

Gayrımenkul Avukatı neler yapar?

Gayrimenkul avukatı, taşınmazlarla ilgili doğan anlaşmazlıkların çözümüne yönelik hukuki destek verir

Bizi Arayın