Seçim Suçları ve Cezaları

Seçim Suçları

Seçim Suçları: Türk seçim hukukunda seçimler genel, gizli ve eşit oy esasına göre yapılır. Tek dereceli seçim sistemi kabul edilmiştir. Oyların sayımında açık sayım ve döküm sistemi esastır. Seçim süreci, yargının yönetim ve denetimi altında gerçekleştirilir. Seçim sürecinde belirlenmiş kurallara uymayan kişilerin fiilleri seçim suçlarını oluşturacaktır. Vatandaşların oy kullanırken hayata geçirdiği yasadışı fiiller, yargının denetimi sonucunda seçim suçlarının cezaları ile cezalandırılacaktır.

Seçim Suçları Nedir?

Seçim suçları, seçim sürecinde yaşanan fiilleri konu alır.  Yargıtay kararlarında da ifade edildiği üzere seçim sürecindeki usulsüzlükler, hile karıştırılması dürüstlük ilkesini zedeleyecektir. Aynı zamanda bu fiiller, seçim sonuçlarının gerçeği yansıtmasını da engeller. Bu sebeple seçim güvenliğini zedelemeye yönelik olarak seçim kurallarına riayetsizlik, seçim suçlarına vücut verecektir. Seçim suçları için esas kaynak 298 sayılı kanundur. 298 sayılı kanun, Seçimlerin Temel Hükümleri ve Seçmen Kütükleri hakkında kanundur. Kanunun yedinci bölümünde seçim suçları ve cezaları düzenlenmiştir.

Seçim suçları için kovuşturulma yapılması belirli bir süreyle sınırlanmıştır. Seçimlerin Temel Hükümleri ve Seçmen Kütükleri Hakkında Kanun’a göre kovuşturma yapılması için üst süre altı aydır. Bu süre, seçimlerin bittiği tarihten itibaren başlar. Dolayısıyla seçim suçları sebebiyle açılacak kamu davası seçimlerin bittiği tarihten itibaren altı ay içinde açılmalıdır. Bu süre içerisinde dava açılmazsa kovuşturma yapılmayacaktır. Kanunda yer alan “seçimlerin bittiği tarih” ibaresi, oy vermenin bittiği an anlamına gelir. Bu husus, Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 2004/8-114 E. 2004/139 K. sayılı kararında ifade edilmiştir.

Resmi Belgede Sahtecilik

Resmi belgede sahtecilik suçu Türk Ceza Kanunu’nda düzenlenmiştir. Türk Ceza Kanunu’nun 204. maddesine göre resmi belgede sahtecilik suçu üç farklı şekilde işlenebilir. Bu haller,

  • Resmi belgeyi sahte olarak düzenlemek,
  • Gerçek resmi belgeyi başkalarını aldatacak şekilde değiştirmek,
  • Sahte resmi belgeyi kullanmak,

Olarak belirtilebilir. Bu fiillerden herhangi birini gerçekleştiren kişi iki yıldan beş yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılacaktır. Sayılan fiilleri gerçekleştiren kişinin kamu görevlisi olması halinde hapis cezası, üç yıldan sekiz yıla kadar olacak şekilde belirlenmiştir. Ayrıca suç konusu resmi belge, kanun hükmü gereğince sahteliği sabit oluncaya kadar geçerli ise verilecek cezada yarı oranda artırıma gidilir.

Resmi belgede sahtecilik suçu, Türk Ceza Kanunu’nda kamu güvenine karşı suçlar bölümünde düzenlenmiştir. Buradan suçun mağdurunun tüm toplum olduğu sonucuna varılabilir. Anlaşıldığı üzere bu fiillerin cezalandırılmasındaki amaç kamu güveni sarsılmasını önlemektir.

Resmi belgede sahtecilik ile ilgili Seçim Kanunu’nda da yer almaktadır. Sahte seçmen listesi veya seçmen kütüğüne ilişkin fiiller sergileyen kimseler cezalandırılacaktır. Bu kişilere ilişkin ceza, Türk Ceza Kanunu’nda öngörülenin yarı oranında artırılması ile elde edilir.

Görevi Kötüye Kullanma

Görevi kötüye kullanma suçu, Türk Ceza Kanunu’nun 257. maddesinde düzenlenmiştir. İlgili düzenlemenin gerekçesinde toplum güveninin sarsılmaması gerektiği ifade edilmiştir. Kamu faaliyetleri eşit ve liyakatli bir biçimde adalete uygun şekilde yürütülmelidir. Toplumun bu faaliyetlerin adil olduğu yönünde olan inancı sarsılmamalıdır.

Görevi kötüye kullanma suçunun faili, kamu görevlisi olarak ifade edilmiştir. Görevin gereklerine aykırı hareket eden kamu görevlisi belirli şartlar altında cezalandırılacaktır. Bu halde kamu görevlisinin cezalandırılabilmesi için kişilerin mağduriyete uğraması gerekmektedir. Aynı şekilde kamunun zararına neden olan kamu görevlisi de cezalandırılacaktır. Bu suç altında cezalandırılmanın bir diğer şekli de kamu görevlisinin kişilere haksız menfaat sağlamasıdır. Dolayısıyla görevinin gereklerine aykırı hareket ederek,

  • Kişileri mağdur eden,
  • Kamunun zarara uğramasına sebebiyet veren,
  • Kişilere haksız menfaat sağlayan,

Kamu görevlisi için altı aydan iki yıla kadar hapis cezası öngörülmüştür. Suçla ilgili düzenlemede bahsedilen durumun bir hafif hali de cezaya tabi tutulmuştur. Bu hal, görev gereklerini yapmada ihmal veya gecikme göstermektir. İhmal veya gecikme için aykırı hareketten daha az sınırlara sahip hapis cezası öngörülmüştür. Bu şekilde de kişilerin mağdur eden veya onlara haksız menfaat sağlayan, kamuyu zarara uğratan kamu görevlisi yaptırıma tabi tutulmuştur.

Görevi kötüye kullanma suçuna ilişkin düzenleme 298 sayılı kanunda da yer almaktadır. 298 sayılı kanun çerçevesinde görevli kimselerin görevini kötüye kullanmaları halinde bu kişilere yaptırım uygulanacaktır. Bu yaptırım, görevi kötüye kullanma suçu cezasının altıdan birden üçte bire kadar artırılması ile sağlanacaktır. İlgili suça ilişkin ayrı suç düzenlemeleri saklı tutulmuştur.

298 Sayılı Seçim Kanunu’nda Seçim Suçları

298 sayılı Seçim Kanunu’nda seçim suçları ve cezaları yedinci bölümde, madde 133’ten itibaren düzenlenmiştir. Bu düzenlemenin yapılma sebebi seçim sürecinin güvenli işleyişini sağlamaktır. Yargıtay’ın yerleşik içtihatlarına göre de demokrasi; hür, eşit ve dürüst seçimleri gerektirir. Seçimler, seçmenlerin gerçek iradelerini ortaya çıkaracak şekilde yönetilmelidir. Aksi kabul edilerek yapılacak usulsüzlük ve hileler dürüstlük ilkesini zedeler. Dolayısıyla seçim sonuçları gerçeği yansıtmaz. Bahsedilen sorunların yaşanmaması, güvenli bir seçim süreci için aksini yansıtacak fiiller yaptırım altına alınmıştır. Bu yaptırımlar 298 sayılı Seçimlerin Temel Hükümleri ve Seçmen Kütükleri Hakkında Kanun’da düzenlenmiştir. Seçim Kanunu’nda düzenlenen seçim suçları genel olarak,

  • Kurulların toplanmalarına ve görevlerinin ifasına engel olma,
  • Kurulların tedbirlerine riayetsizlik,
  • Kurul üyelerinin vaktinde göreve gelmemesi,
  • Araç ve gereçlerin vaktinde gönderilmemesi,
  • Görevi kötüye kullanma,
  • Seçmen kütüğü hazırlık gereklerine uymama,
  • Seçmen kütüğü düzenleme sürecine aykırılık,
  • Seçmen kütüğü ve listesi kayıtlarında usulsüzlük,
  • Yasak propagandada bulunmak,
  • Oy kullanmaya engel olmak,
  • Oy vermenin sonuçlarını etkileyecek fiillerde bulunmak,
  • Kötü niyetle itiraz ve şikayet,
  • İçki yasağına aykırı hareketler,

Olarak belirtilebilir.

Kurulların Çalışmasına Engel Olma Suçu 

Kurulların çalışmasına engel olma suçu 298 sayılı Seçim Kanunu’nun 133. maddesinde düzenlenmiştir. Kurulların toplanmasına veya görevlerini ifa etmelerine engel olan kişiler için yaptırım öngörülmüştür. Engel olma, hileli faaliyetlerle veya herhangi bir şekilde cebir, şiddet, tehdit ile gerçekleştirilebilir. Bu fiilleri gerçekleştiren kişiler için iki yıldan beş yıla kadar hapis cezası öngörülmüştür. Kurulların toplanmasına veya görevlerini ifa etmesine engel olma yolundaki fiiller, silah ile işlenirse cezanın alt sınırı üç yıl olacaktır. Silah konusunda kurul çalışmasına engel olma suçuna bir nitelik hal daha öngörülmüştür.

Bu nitelikli hal ise suçun en az bir silahlı, üç kişi tarafından işlenmesidir. Bu halde suçu işleyenler hakkında beş yıldan on beş yıla kadar hapis cezasına hükmedilecektir. Dolayısıyla 298 sayılı Seçim Kanunu çerçevesindeki kurulların toplanmalarına ya da görevlerini ifa etmelerine,

  • Hileli faaliyetlerle,
  • Cebir, şiddet kullanarak,
  • Tehdit ederek,

Engel olan kişiler cezalandırılacaktır. Bu fiillerin silah ile işlenmesi veya biri silahlı en az üç kişiyle birlikte işlenmesi halinde ceza miktarı artırılacaktır.

Kurulların Tedbirlerine Riayetsizlik Suçu 

Kurulların tedbirlerine riayetsizlik suçu, 298 sayılı Seçim Kanunu’nun 134. maddesinde düzenlenmiştir.  Kurullar, seçim sürecinde düzeni sağlamak ile görevlidir. Gerekli asayişin sağlanabilmesi için kurullar birtakım karar ve tedbirler alabilir. Bu karar ve tedbirlere uyum, seçimlerde seçmen iradelerinin doğru bir şekilde yansıtılması bakımından önem taşır. Bu sebeple görevli kurulların tedbir ve kararlarına riayet etmemek yaptırıma tabi tutulmuştur. Kurul tedbir ve kararlarına kendilerine ihtarda bulunulmasına rağmen uymayan kişiler için idari para cezası öngörülmüştür. 

Kararlar ve tedbirlerin uygulanmasını zorlaştıran ya da neticesiz kalmasına sebep olan kişiler için öngörülen yaptırım daha ağırdır. Karar ve tedbirlerin uygulanmasını herhangi bir şekilde zorlaştıran veya neticesiz bırakan kişiler için altı aya kadar hapis cezası yaptırımı bulunur. Bu suç düzenlemesindeki fiillerin görevliler tarafından işlenmiş olması nitelikli hal olarak düzenlenmiştir. Görevli kimse,

  • Kurul karar veya tedbirlerine ihtara rağmen riayet etmezse,
  • Karar ve tedbirlerin uygulanmasını zorlaştırırsa,
  • Karar ve tedbirlerin neticesiz kalmasına sebep olursa,

Verilecek ceza yarı oranda artırılacaktır.

Kurul Üyelerinin Kurul Kararlarına Riayetsizliği Suçu 

Seçim kurulları 298 sayılı Seçim Kanunu’nun 10. maddesinde düzenlenmiştir. Öncelikle Ankara’da bir Yüksek Seçim Kurulu bulunur. Ayrıca kanunda il ve ilçe seçim kurulları ile sandık kurulları da düzenlenmiştir. Yurt dışında bulunan vatandaşların seçim süreci için de ayrıca bir kurul görevlendirilebilecektir. Seçim Kanunu’nun kurul düzenlemesine göre genel olarak kurullar,

  • Ankara’da Yüksek Seçim Kurulu,
  • Her seçim çevresinde bir il seçim kurulu,
  • Her ilçede bir ilçe seçim kurulu,
  • Seçim bölgelerindeki her sandık için bir sandık kurulu,
  • Yurt dışında oy kullanacak vatandaşlar için Yurt Dışı İlçe Seçim Kurulu,
  • İl merkezlerinde merkez ilçe seçim kurulu

Olarak belirtilebilir. Bahsedilen kurullar, seçim sürecinin işleyişini düzenlemek amacıyla karar alacaktır. Bu karar veya tedbirlere uymayan kişiler Seçim Kanunu’nun 134. maddesi uyarınca yaptırıma tabi tutulmuştur. Kurulların kararlarına uymayan kurul üyeleri için ise ayrı bir suç düzenlemesi yapılmıştır. Seçim Kanunu’ndaki kurulların çoğunluk ile vermiş olduğu kararlara kurul üyelerinin uymaması halinde hapis cezası gündeme gelecektir. Dolayısıyla kurulların çoğunlukla aldığı her türlü karara riayet etmeyen kurul üyeleri üç aydan bir yıla kadar hapis cezasına tabi olacaktır.

Kurul Üyelerinin Göreve Gelmeme Suçu 

Kurul üyelerinin göreve gelmeme suçu 298 sayılı Seçim Kanunu’nun 136. maddesinde düzenlenmiştir. İlgili düzenlemeye göre kurula seçilen üyeler haklı sebepleri olmadan görevlerini ihmal edemezler. Aksi takdirde en az elli gün olmak üzere adli para cezası yaptırımına tabi tutulacaklardır. Ayrıca seçim sürecinde görevini terk etmeleri de yaptırıma tabi tutulmuştur. Seçim başladıktan sonra kuruldaki görevlerini terk eden kişiler için daha ağır yaptırım öngörülmüştür. Bu halde üç aydan bir yıla kadar hapis cezası söz konusu olacaktır. Dolayısıyla geçerli mazereti olmaksızın seçim başladıktan sonra görevini terk eden kurul üyeleri hakkında üç aydan bir yıla kadar hapis cezası uygulanacaktır.

Gerek görevi ihmal etmede gerekse seçim başladıktan sonra görevi terk etme hususunda haklı bir sebep bulunan haller saklıdır. Bu fiillerin cezalandırılmasındaki asıl amaç seçim sürecinin ve sonucunun güvenliğini sağlamaktır. Böylece yargı içtihatlarında bahsedildiği üzere demokrasinin gerekleri yerine getirilebilecektir. Seçim süreci de yargı denetimi ve gözetimi altında ilerlediğinden kamu menfaatine bu fiillere yaptırım öngörülmesi asıl olandır.

Araç ve Gereçlerin Vaktinde Gönderilmemesi Suçu 

Araç ve gereçlerin vaktinde gönderilmemesi suçu, 298 sayılı Seçim Kanunu’nun 137. maddesinde düzenlenmiştir. İlgili düzenlemede cezalandırılacak olan davranışlar,

  • Seçim araç gereçlerini vaktinde yerlerine göndermemek,
  • Seçim araç gereçlerinin vaktinde yerlerine gönderilmesine engel olmak,
  • Seçim araç gereçlerini teslim etmemek veya teslim almamak,

Olarak ifade edilmiştir. Seçim araç gereçleri olarak ifade edilen varlıkların somut örnekleri,

  • Seçmen listeleri,
  • Aday listeleri,
  • Seçime ait kağıt ve paketler,
  • Oy pusulaları,
  • Oy sandıkları,
  • Oy zarfları,

Olarak Seçim Kanunu’nda örneklendirilmiştir. Bahsedilen araç gereçlerin yanı sıra seçimle ilgili tüm araç gereçler bu yaptırım düzenlemesinin kapsamındadır. 

Seçim kurulları başkan veya üyeleri ya da Seçim Kanunu çerçevesinde görevli kimseler için ayrı düzenleme bulunmaktadır. Bu kişilere uygulanacak ceza miktarı iki yıldan beş yıla kadar hapis cezasıdır. Suç teşkil eden fiilleri işleyen kişi bahsedilen görevlilerden biri değil ise cezanın alt sınırı bir yıl olarak uygulanacaktır.

Seçmen Kütüğü ve Seçmen Listesine İlişkin Suçlar 

Seçmen kütüğü ve seçmen listesine ilişkin suçlar Seçim Kanunu’nun 140 ile 148. maddeleri arasında düzenlenmiştir. Seçmen kütüğü hazırlıklarına ilişkin hukuka aykırı fiiller Seçim Kanunu’nun 140. maddesinde düzenlenmiştir. Bu düzenlemeye göre seçim kütüğü düzenlenmesine yarar sağlayacak belgelere ilişkin fiiller yaptırıma tabi tutulmuştur. Süresi içinde düzenleyerek vermeyenler veya düzenlemeleri usulüne uygun şekilde yapmayanlar cezalandırılacaktır. Bu fiiller ile seçmen kütüğü hazırlıklarını aksatan kişilere görevi kötüye kullanma suçunun cezası uygulanır. Türk Ceza Kanunu’nda düzenlenen cezaya altıda birden üçte bire kadar artırılarak hükmolunacaktır.

Seçmen kütüğü hazırlık suçlarında ayrıca sayım, yazım ve denetim işlemleri de yaptırıma tabi tutulmuştur. Bu işlemler sırasında kurallara aykırı hareket eden, kendisine sorulan sorulara yanlış cevap veren ya da susan kişilere idari para cezası uygulanacaktır. Ayrıca ilk sayım ve yazım gününde süresinden önce bulundukları yerden ayrılan kişilere de bu idari para cezası uygulanır.

Seçmen kütüğünün düzenlenmesi aşamasında görevli kişilerin evrak ve vesikalara yönelik tutumları da belli şartlar altında yaptırıma tabi tutulmuştur. Seçmen kütüğüne ilişkin evrak ve vesikaları,

  • Gerektiği gibi düzenlemeyen,
  • Gereklerine uygun muhafaza etmeyen,
  • Uygun görülen mercie vermeyen,

Görevli kişiler hapis cezası ile cezalandırılacaktır. Bahsedilen fiillerin kayıtsız kalma ya da gerekli özeni göstermeme sonucunda meydana gelmesi cezanın sınırlarını azaltır niteliktedir. Cezayı artıracak hal ise bu fiiller sebebiyle belli bölgede seçmen kütüğü ya da seçmen listelerinde aksaklık yaşanmasıdır. Bu fiiller sebebiyle seçmen kütüğü ya da listelerinin yazılması ya da seçmenlerin oy vermesi imkansız hale geldiyse cezanın sınırları yükseltilecektir. 

Seçmenlerin seçmen kütüğüne kaydedilmesi aşamasında da usulsüzlüklerin yaşanması mümkündür. Seçmen kütüğüne yazılma hakkı bulunan kişilerin yazılmaması veya hakkı olmayan kişilerin yazılması bunlara örnektir. Aynı şekilde haksız kişilerin adının silinmemesi ya da hakkı olan kişinin adının silinmesi gibi fiiller kütük düzenlemede görevli olanların suçlarına ilişkindir. Bu fiillerde bulunan kişiler için hapis cezası öngörülmüştür. Aynı şekilde bu fiillerin de kayıtsızlık veya özen göstermeme sebebiyle işlenmesi cezanın sınırlarını indirici etkiye sahiptir.

Seçme yeterliliği bulunmayan kişilerin birtakım fiiller sonucunda seçmen kütüğüne kaydedilmesi imkan dahilindedir. Bu yanıltıcı görüntünün oluşma sebebi,

  • Seçme yeterliliği bulunmayan kişinin kendini seçmen kütüğüne kaydettirmesi,
  • Seçme yeterliliği bulunmayan kişinin başkası tarafından seçmen kütüğüne kaydettirilmesi,
  • Yeterliliği bulunmayan kişilerin seçmen kütüğünden silinmesine engel olunması,
  • Seçme yeterliliği bulunduğu halde kişinin seçmen kütüğünden silinmesine sebebiyet verilmesi,

Olabilir. Bu fiillerde bulunan kişiler hapis cezası ile cezalandırılacaktır. Yanıltıcı bilgilendirmeye dayanan fiillerin cebir, tehdit, şiddet, nüfuz kullanılarak işlenmesi halinde cezanın sınırları yükseltilecektir.

Kişi seçmen kütüğüne kayıt beyanı aşamasında kendisini veya başka seçmeni birden fazla kayıt ettirirse yaptırıma tabidir. Kişinin isteği dışında bu sonuncu meydana gelmesi durumunda cezalandırmaya gidilmez. Bunun yanında kişi bilerek birden fazla kayıt sonucunu ortaya çıkarırsa hapis cezası ile cezalandırılacaktır.  Seçmen kütüğüne fazla kaydın yanı sıra kütüğe kaydolmamaya teşvik de yaptırıma tabi tutulmuştur. Seçmen kütüğüne kaydı önlemek yolundaki fiillerin cebir, tehdit, şiddet kullanılarak hayata geçirildiği hallerde cezanın iki katı uygulanır.

Seçmen kütüğü düzenlenmesi ve kütüğe kayıt ile ilgili fiillerin seçmen listelerinde de meydana gelmesi mümkündür. Bu halde meydana gelen hukuka aykırı duruma seçmen kütüğü suçlarına ilişkin cezalar uygulanacaktır. Ayrıca seçmen listesine ilişkin suçlar Seçim Kanunu’nun 147. maddesinde düzenlenmiştir. Seçmen listelerine ilişkin,

  • Asılması gereken listeyi asmayan,
  • Asılmış bulunan listeyi vaktinden önce indiren,
  • Asılı bulunan listeyi seçmenlerin tetkik etmesine imkan vermeyen,
  • Asılı bulunan listeye ilişkin itirazları kabul etmeyen veya yetkili mercilere bildirmeyen,

Görevliler hakkında üç aydan iki yıla kadar hapis cezası uygulanacaktır. Bu suç türünün de kayıtsızlık veya gerekli özen gösterilmemesi sebebiyle meydana gelmesi halinde cezanın sınırları indirilecektir.

Oy Kullanmaya İlişkin Suçlar 

Seçim sisteminde seçimler; serbest, eşit, tek dereceli ve genel oy esaslarına göre yapılacaktır. Herkes kendi oyunu kendisi kullanır. Yakınlık derecesi ne olursa olsun başka birinin yerine oy kullanılması mümkün değildir. Oyların sayım, döküm, tutanağa geçirilme işlemleri açık şekilde yapılır. Bu sebeple seçmenlerin seçim sürecine izleyici olarak da katılmaları mümkündür.  Oyların sayım, döküm ve tutanağa geçirilme aşamaları açık bir şekilde yapılmasına rağmen oy verme işlemi gizli şekilde olur. Bu gizlilik, seçmenin iradesini sağlıklı tutmaya yöneliktir. Seçim Kanunu’nda belirtildiği üzere on sekiz yaşını dolduran her Türk vatandaşı oy kullanma hakkına sahiptir. Oy kullanma hakkına sahip olmayan kişiler ise,

  • Silah altındaki er, onbaşı ve kıta çavuşları,
  • Askeri öğrenciler,
  • Ceza infaz kurumlarındaki hükümlü kişiler,

Olarak Seçim Kanunu’nda düzenlenmiştir. Seçim Kanunu’na göre seçmen olamayacak kişiler ise kısıtlı ve kamu hizmetinden yasaklı olanlardır. Seçmen olamayacak ve oy kullanamayacak kişiler dışında oy kullanma hakkı bulunan kimselere engel olunması yaptırıma tabidir. Bu husus Seçim Kanunu’nda haksız oy temini ve oy kullanmaya engel olmak suçları altında düzenlenmiştir.

Oy kullanmaya ilişkin suçlar Seçim Kanunu’nun 152. maddesinden itibaren hüküm altına alınmıştır. 152. maddede haksız oy temini suçu yer almaktadır. İlgili madde düzenlemesi ile vaat veya menfaat sağlama ile oy sonuçlarına etkinin önlenmesi amaçlanmıştır. Oy verme süreci başlangıçtan sona erme anına kadar seçmenin iradesini yansıtmalıdır. Seçmenin iradesi herhangi bir vaat, teklif, menfaat ile sakatlanmamalıdır. Bu irade sakatlayıcı fiillerin cezası bir yıldan üç yıla kadar hapistir. Herhangi bir resmi, umumi, özel hizmet teklifleri de bu madde kapsamında sayılacaktır. Hatta seçmenin seyahat, yemek, içki, nakil masrafı gibi gösterilen menfaatler de cezalandırmaya tabi tutulacaktır. Bu vaatleri öne süren kişinin yanı sıra kabul eden seçmen de aynı cezaya tabidir. Seçmen iradesinin tehdit, cebir, şiddet kullanılarak sakatlanması halinde ise ceza artırılacaktır.

Seçim Kanunu’nun 153. maddesinde oy kullanmaya engel olma suçu düzenlenmiştir. Bu düzenleme kapsamında haksız oy temini için seçmenleri toplayanlar ve sandık yerine gelmelerine engel olanlar cezalandırılacaktır.  Bu fiilleri memurluk nüfuzunu kullanarak işleyen kişiler için ceza miktarı artırılacaktır. Ayrıca seçim günü, seçmen listelerinde kayıtlı olan seçmenin oy kullanacağı alana girmesine engel olan kişiler bir yıldan üç yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılacaktır. Aynı şekilde oy hakkını kullanan fakat seçmen niteliği bulunmayan kişi için de yaptırım öngörülmüştür. Seçim Kanunu’nun 160. maddesine göre seçme yeterliliği bulunmadığını bildiği halde oy vermeye teşebbüs eden veya veren kişi iki yıldan beş yıla kadar hapis cezasına tabi tutulacaktır. Başkasının adını kullanarak oy vermeye teşebbüs eden kişiler için de üç yıldan beş yıla kadar hapis cezası öngörülmüştür.

Oy Sandığı Üzerinde Suçlar ve Kurul Suçları 

Oy sandığı üzerinde seçim sürecini etkileyecek nitelikte davranışlarda bulunan kişiler, Seçim Kanunu ile yaptırıma tabi tutulmuştur. Seçim Kanunu’nun 161. maddesinde oy sandığı üzerinde suçlar düzenleme altına alınmıştır. Bu düzenleme çerçevesinde oy sandığına ilişkin,

  • Oy sandığının yerini değiştirme,
  • Oy sandığını yerinden kaldırma,
  • Oy sandığını açma,
  • Oy sandığını çalma,
  • Oy sandığını tahrip etme,
  • Sandığın içinden çıkan oy zarflarını alma,
  • Oy zarflarını çalma,
  • Oy zarflarını değiştirme,

Hareketleri seçim sürecinin güvenliğini tehlikeye sokması sebebiyle suç teşkil etmektedir. Bu fiiller; cebir, şiddet, hile kullanılarak işlenirse ceza artırılacaktır.

Siyasi partilerle bağımsız adayların oy pusulaları üzerinde işlenecek suçlar, Seçim Kanunu’nda ayrı bir suç tipi düzenlemesine tabi tutulmuştur. Siyasi parti veya bağımsız adayların oy pusulaları ya da seçime ilişkin evrakları üzerindeki seçim sürecini etkileyici fiiller cezalandırılacaktır. Bu seçim evraklarını,

  • Zapt eden,
  • Bozan,
  • İmha eden,
  • Oy verme yerine götürülmesine engel olan,
  • Dağıtılmasına engel olan,

Kişiler bir yıldan üç yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılacaktır. Düzenlemede ayrıca nitelikli haller öngörülmüştür. Bu düzenlemeye göre,

  • Seçim sürecini etkileyen fiillerin cebir, şiddet, tehdit, hile ile işlenmesi,
  • En az biri silahlı birden fazla kişi tarafından işlenmesi,
  • Meskene veya siyasi parti binalarına girerek işlenmesi,
  • Resmi sıfatı haiz olan kişiler tarafından işlenmesi,

Halinde suçun cezası artırılacaktır.

Seçim sürecini tehlikeye sokan fiilleri vatandaşlar işleyebileceği gibi seçim kurulu üyelerinin de bu suçun faili olmaları mümkündür. Seçim kurulu başkan ve üyelerinin seçim işlerini bozması halinde tabi tutulacakları yaptırım Seçim Kanunu’nun 163. maddesinde düzenlenmiştir. Bu düzenlemeye göre seçim kurulu başkan ve üyelerinden herhangi biri seçim sürecini tehlikeye sokabilecektir. Kanuna aykırı hareketi ile,

  • Seçim muamelelerinin yapılmasını ve oy verilmesini kısmen veya tamamen imkansız kılan,
  • Seçimlerin butlanına bilerek sebebiyet veren

Kurul üyesi iki yıldan beş yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılacaktır. Seçim kurulu başkan ve üyeleri seçim sonuçlarını ilan etmediği, tutanak asmadığı ya da vermesi gereken tutanak örneklerini vermediği takdirde cezalandırılacaktır.

Oy vermeye etki edecek fiillerin kurul başkan ve üyeleri tarafından gerçekleştirilmesi halinde suçlar için öngörülen cezalarda artırıma gidilecektir. Örneğin hileli hareketlerle sandığa oy atan veya attıran kurul üyesi, suçun basit halinin yarı oranda artırılması ile cezalandırılacaktır. Kurul üyesinin hileli davranışı seçmen adına imza atmak, mühür koymak, parmak basmak gibi hareketlerle meydana gelebilir. Ayrıca kurul başkan ve üyelerinin seçim sonucuna etki edecek nitelikte davranışları da Seçim Kanunu’nda yaptırıma tabi tutulmuştur:

  • Seçim sonucunu değiştiren veya değiştirten,
  • Seçim tutanaklarını kısmen veya tamamen sahte olarak düzenleyen ya da bozan,

Kurul başkan ve üyeleri beş yıldan on yıla kadar hapis ile cezalandırılır. Bu suçun basit hali için öngörülen ceza beş yıldan sekiz yıla kadar olmasına rağmen kurul üyeleri için artırıma gidilmiştir.

Seçim Kanunu’nda kurul suçlarına ilişkin bir diğer düzenleme 165. maddede yer almaktadır. Kurul başkan ve üyelerinin itiraz ve şikayetleri kabul etmemeleri, hukuka aykırı bir davranıştır. Kurul başkan ve üyeleri, itiraz ve şikayet yetkisi olan kişiler kendilerine başvurduğunda birtakım yükümlülükler altına girer. Bu yükümlülük, kendilerine müracaat eden kişilerin mevzubahis şikayet ve itirazlarını tutanağa geçirmektir. Bu yükümlülüğünü yerine getirmeyen kurul başkan ve üyeleri bir yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılacaktır.

Asılı Tutanakları Yok Etme Suçu 

Asılı tutanaklar, Seçim Kanunu’nda düzenlenen kurullar tarafından oluşturulan tutanaklardır. Bu tutanaklar, oy verme ve seçim sonuçları hakkında bilgileri barındırır. Tutanakların korunması, seçimi sonuçlandırma ve süreci yönetme bakımından önem taşır. Bu sebeple tutanakların asıllarına zarar veren kişiler için Seçim Kanunu’nda yaptırım öngörülmüştür. Seçim Kanunu’nun 168. maddesi asılı tutanakları yok eden kişilere ilişkindir. İlgili düzenlemeye göre tutanakların asıllarına zarar veren kimseye altı aydan bir yıla kadar hapis cezası verilecektir. Tutanaklara zarar verme fiilleri çeşitli biçimlerde vücut bulabilir. Tutanakların asıllarına ilişkin bu fiiller; yırtma, bozma veya kaldırma şeklinde olabilir. Bu fiiller ile oy verme ve seçim sonuçlarına erişimi tehlikeye sokan kişiler cezalandırılacaktır. Böylece seçim sonrasında da sandığa yansıyan iradenin sağlıklı bir biçimde resmiyete dökülmesi sağlanacaktır.

Resmi Makamların Bildirilerine Karşı İşlenen Suçlar 

Seçim sürecine ilişkin Yüksek Seçim Kurulu gibi yetkili merciler tebliğ yayınlamaktadır. Örneğin Yüksek Seçim Kurulu’nun 2023/92 K. numaralı kararı seçim sürecine ilişkindir. Resmi Gazete’de yayımlanan kararda seçimin yapılacağı gün, seçimlere katılacak siyasi partiler gibi hususlar belirtilmiştir.  Böylece seçim sürecinin sağlıklı şekilde işlerliği amaçlanır. Bu amaçla yayınlanan tebliğ veya beyannameler ilan edilerek aleniyet sağlanmaktadır. Tebliğ ve beyannamelerin bilinir kılınmasına engel olan kişiler için Seçim Kanunu’nda yaptırım öngörülmüştür. Bu şekilde resmi makamlarına bildirilerine karşı işlenen suçlar Seçim Kanunu’nun 169. maddesinde düzenlenmiştir. İlgili düzenlemeye göre beyanname ve tebliğlere ilişkin seçim süreci işleyişine aykırı fiiller cezalandırılacaktır.

Dolayısıyla merciler tarafından yayınlanan beyanname ve tebliğlerin ilan edilmesine ve asılmasına mani olan kişiler yaptırıma tabidir. Aynı şekilde bu tebliğ ve beyannameleri yırtan, bozan ya da kaldıran kişiler de ilgili düzenleme kapsamında cezalandırılacaktır. 

İçki Yasağına Aykırı Hareketler 

İçki yasağına aykırı hareketler, 298 sayılı Seçim Kanunu’nun 170. maddesinde düzenleme altına alınmıştır. Oy verme sürecinin sorunsuz ilerleyebilmesi için halkın düzenini bozan hareketlerden kaçınmak gerekir. Bu sebeple halk arasında tartışma yaratacak ya da seçim sürecini zorlaştıracak hareketler yasaklanmıştır. İçki yasağı da bu hallerden biridir. Ayrıca içki, seçmenlerin iradelerini etkileyici nitelikte olduğundan kanun koyucu tarafından özel olarak düzenlenmiştir. 

Seçim Kanunu’nun ilgili maddesine göre oy verme gününde oy verme süresince umuma açık yerlerde içki içenler, alanlar ve satanlar yaptırıma tabi tutulmuştur. Böylece halka açık yerlerde,

  • İspirtolu içki veren kişiler,
  • İspirtolu içkiyi satanlar,
  • İspirtolu içki alanlar,
  • İçkiyi içenler,

Ya da herhangi bir suretle açık yahut kapalı şişelerde ispirtolu içki alan veya satanlar cezalandırılacaktır. Böyle bir durumda bu kişiler üç aydan altı aya kadar hapis cezası ile cezalandırılırlar.

Silah Taşıma Yasağına Aykırı Hareketler 

Oy verme gününde görevliler harici kimselerin silah taşıması yasaklanmıştır. Bu yasak kaynağını Seçim Kanunu’nun 79. maddesinden alır. İlgili maddeye göre oy verme gününde silah taşıyabilecek kişiler sadece emniyet ve asayişle görevli kişilerdir. Bu kişiler dışında kimse köy, kasaba ve şehirlerde silah taşıyamayacaktır. Silah sayılabilecek araçlar Türk Ceza Kanunu düzenlemesine göre belirlenecektir. Bu suç düzenlemesinin amacı seçim sürecinin güvenliğini sağlamaktır. Düşünce özgürlüğü ve oy verme gizliliği kapsamında herkes oyunu özgürce kullanabilmelidir. Silah ve benzeri araçlar ile kişilerin iradelerinin etkilenme ihtimali ortadan kaldırılmak istenmiştir. Aynı şekilde oy verme süreci sonrasında da tartışma çıkabilecek hallerde hasar oluşumunun önlenmesi amaçlanmıştır. Böylece silah taşıma yetkisi sadece kamu düzenini sağlamakla görevli kişilerde olacaktır. 

Silah taşıma yasağına aykırı hareket eden kişiler en az yirmi beş gün olmak üzere adli para cezası yaptırımına tabidir. Bu kişilerin fiilleri daha ağır ceza gerektiren bir suç oluşturuyorsa o suçun cezası verilecektir. Kişinin fiili diğer kanunlara göre daha ağır ceza gerektiren suç oluşturursa Seçim Kanunu’ndaki ceza üçte biri oranında artırılacaktır.

Kategori : Ceza Hukuku