Çekişmeli Boşanma Davasında Kadının Hakları

Çekişmeli Boşanma Davasında Kadının Hakları

Çekişmeli boşanma davasında kadının hakları nelerdir? Boşanma davası sürecinde eşlerin hemen hepsi için geleceğe yönelik kaygılar görülmektedir. Çünkü hiçbir çift boşanmak için evlenmemiş ve evlenirken de boşanma ihtimalini düşünmemiştir. Ancak söz konusu kadın müvekkil olduğunda durum daha kırılgan ve karmaşık bir hale gelmektedir.

Ülkemizdeki sosyal, kültürel ve ekonomik durumu göz önüne aldığımızda kadının boşanma öncesinde haklı olarak kaygılanması kaçınılmazdır. Çünkü çoğu ekonomik özgürlüğü olmayan kadın hem kendisi hem de çocuğu için de bir gelecek kaygısı taşımaktadır. Özellikle ekonomik geleceği açısından endişe duyan kadın müvekkiller, haklı olarak boşanma aşamasında paniklemekte ve boşanma davasını açmadan önce sahip oldukları hakları sorgulamaktadırlar.

Şunu öncelikle belirtmek isteriz ki; Aile Hukukuna ilişkin mevzuatı incelediğinizde de kadını ve çocuğu hemen her konuda koruyucu hükümlerin mevcut olduğunu göreceksiniz.

Çekişmeli Boşanma Davasında Kadının Hakları

Çekişmeli boşanma davasında kadının hakları nelerdir? Kadınların çekişmeli boşanma davasında mağdur edilmemesi adına TMK uyarınca belli başlı haklar belirlenmektedir. Örneğin; aldatma, şiddet, maddi geçimsizlik, erkeğin haysiyetsiz yaşam sürmesi ve pek kötü onur kırıcı davranışlarda bulunması, terk gibi evliliğin olağan akışına aykırı pek çok etik olmayan davranışların ardından kadınlar için yasalarımızda haklarının korunması ile alakalı pek çok madde bulunmaktadır. Öncelikle dava sürecinde kadınlar için davalı erkek tarafından tedbir nafakası ödenmektedir. Mahkemeden davacı kadın veya kendisini vekil ile temsil ettiriyorsa vekili tarafından bu nafaka talep edilebilir.

Mahkeme kadınlara düzenli ödenmesi gereken ve boşanmadan sonra hem kadın için hem de varsa müşterek çocuk için karşı taraftan nafaka alınmasını sağlamaktadır. Aynı zamanda evlilik içerisinde edinilmiş mallar üzerinde de yarı yarıya kadına hak tanımakta ve bunları paylaştırmaktadır. Çekişmeli boşanma davalarında kadın kusurlu olan karşı taraftan aynı zamanda maddi ve manevi tazminat da talep edebilme hakkına sahiptir. Çekişmeli boşanma davasında kadının hakları mutlaka alanında uzman boşanma avukatından detaylı bir biçimde bilgi alarak öğrenmeli ve haklarını eksiksiz bir biçimde almak için kendisini vekil ile temsil ettirmelidir. Bunun içinde en doğru yol işinde uzman, profesyonel bir boşanma avukatı ile yani Avukat Arabulucu Merve Kolman Hukuk Bürosu’ndan randevu alarak uzman avukatlarımız ile çalışmaktan geçmektedir.

Boşanma Davasında Kadının Maddi Tazminat Hakları

Çekişmeli boşanma davasında kadının hakları nelerdir? Boşanma davasında kadının maddi tazminata hak kazanması ve mahkemenin maddi tazminata karar verilebilmesi için öncelikle evliliğin boşanma kararıyla son bulmuş olması gerekir. Kadın maddi tazminat davasını çekişmeli boşanma davasıyla birlikte ek niteliğinde açılabileceği gibi boşanma kesinleştikten sonra ayrı bir dava şeklinde de açabilir. Kadın boşanma davası açmadan veya açtığı boşanma davası reddedildiği zaman maddi tazminata hükmedilemez.

Boşanmada maddi tazminat alabilmesi için kadının daha fazla kusurlu bulunan eşten bu talepte bulunması gerekir. Bu demek oluyor ki maddi tazminat talep eden kadının kusursuz olması halinde, diğer eşin az da olsa bir kusuru tespit edilmişse maddi tazminata hükmedilir ve ancak kadının az kusurlu ya da kusursuz olması halinde bu durum geçerli olacaktır.

Aile mahkemesi hâkimi kusursuz ya da daha az kusurlu olan kadının lehine maddi tazminata hükmederken öncelikle kadının mevcut veya beklenen menfaatlerinin boşanmadan kaynaklı zedelenip zedelenmediğine bakacaktır. Eğer kadın boşanma dışında başka sebeplerle tazminat davası açmışsa, bu davaya genel hükümlere göre bakılacaktır. 

Boşanma Davasında Kadının Manevi Tazminat Hakları

Boşanma davalarında kadın kişilik haklarına saldırıya uğraması durumunda manevi tazminat talep edebilir. Kanunlarımız manevi tazminat ile kadının bozulan ruhsal dengesini telafi etmeyi amaçlar.

Boşanma davasında manevi tazminatın toplu olarak ve tek seferde ödenmesine karar verilmektedir. Hâkim manevi tazminat miktarını belirlerken, karşı tarafın ekonomik ve sosyal durumunu, kusurunu ve derecesini aynı zamanda orantılılık ilkesini de göz önünde bulundurmaktadır. Hâkimin hükmedeceği manevi tazminat miktarı kadını zenginleştirmeli diğer tarafı da fakirleştirmemelidir.

Çekişmeli boşanma davasında kadının hakları nelerdir? 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun 174’üncü maddesinin birinci fıkrasına göre boşanmaya sebep olan olaylardan kaynaklı olarak kişilik hakları saldırıya uğrayan kadın kusurlu olan karşı taraftan manevi tazminat talebinde bulunabileceği hükme bağlanmıştır. Türk Medeni Kanunu gereğince, manevi tazminata hükmedilebilmesi için temel koşul, davacı kadının boşanmada kusursuz veya daha az kusurlu olması ve boşanma yüzünden mevcut veya beklenen menfaatlerinin de zedelenmiş olmasıdır. Hâkim, tazminat miktarını takdir ederken, erkeğin kusurunun ağırlığını, sosyal ve ekonomik durumunu, ortalama birlikte yaşam sürelerini ve geçim koşullarını göz önünde tutacak, makul ve herkesçe kabul edilebilir bir miktar belirleyecektir. 

Boşanma Davası Açan Kadının Hakları

Boşanma davası açan bir kadının haklarını şu şekilde açıklamak mümkündür:

  • Maddi tazminat istemi, boşanmada kusuru olmayan veya az kusurlu olan taraf, boşanma yüzünden uğrayacağı zararın uygun bir tazminatla giderilmesini isteyebilir. Maddi tazminat, boşanma davası ile veya sonradan açılacak ayrı bir dava ile istenebilir. Maddi tazminata hükmedilecek olan tarafın kusurlu olması şarttır. Şöyle ki, boşanmaya davalı taraf sebebiyet vermemişse ondan tazminat istenmesi mümkün değildir. Örneğin, evlilik birliğinin temelinden sarsılması sebebiyle açılan bir boşanma davasında her iki tarafın da kusuru bulunmaması sebebiyle tazminata da hükmetmek mümkün değildir. Ya da akıl hastalığı olan davalı erkek aleyhine de tazminata hükmedilmesi mümkün değildir. Tazminatın irat şeklinde veya toptan ödenmesi de hakimin takdirindedir. Maddi tazminata ancak istem halinde hükmedilebilir. Hakimin kendiliğinden maddi tazminata hükmetmesi mümkün değildir.
  • Manevi tazminat istemi, boşanmaya sebep olan olaylar yüzünden kişilik hakları zedelenen taraf, diğer taraftan manevi tazminat isteyebilmektedir. Burada yine davalı eşin kusurlu olması şartı aranmaktadır. Tazminat isteyen kadının kişilik hakkında bir zarar doğması gerekmektedir. Manevi tazminat istemi genellikle zina sebebiyle açılmış olan boşanma davalarında görülmektedir. Zina eden eşin, kadının kişilik haklarını zedelediği görüşü kabul edilmektedir. Burada yaygın olan görüşe göre, zina eden eşin zinasını aldırmayan, umursamayan davacı kadın, manevi tazminat isteyemez. Manevi tazminat istemi, boşanma davası ile veya sonradan açılacak ayrı bir dava ile istenebilir. 
  • Yoksulluk nafakası talebi, boşanma sebebiyle yoksulluğa düşecek olan kadın lehine hükmedilir. Yoksulluk nafakasını isteyen bir kadının davalı erkekten daha ağır kusurlu olmaması gerekir. Buna karşılık, nafaka yükümlüsü erkeğin kusurlu olması şart değildir. Örneğin, akıl hastası olan davalı erkeğin kusuru bulunmadığı için tazminat istenememektedir. Fakat nafakanın şartları tazminattan daha farklı olduğu için, davalı erkeğin yoksulluk nafakası ödemesine karar verilebilmektedir. Davacı kadının mali durumundaki değişikliğin olağan bir azalma şeklinde olması ile de nafaka istenebilir. Nafaka istenebilmesi için illaki kadının büyük bir yoksulluğa düşmesi şartı aranmamaktadır. Ayrıca nafaka yükümlüsünün mali durumu ile orantılı bir ödeme yapması beklenir.
  • Çocukların velayetini alma talebi, boşanmanın kesinleşmesi ile çocukların velayetinin kadına bırakılması istenebilir. Velayet belirlenirken sadece çocuğun menfaati göz önünde tutulmalıdır. Eğer davacı kadının çocukları daha iyi yetiştireceğine takdir edilirse bu yönde karar verilir. Burada sadece kadının mali durumu değil; ayrıca çocukların psikolojik açıdan da anneye bırakılmasının daha iyi olup olmayacağı hususu incelenir. Davacı kadının boşanmaya sebep olan kusurunun ağır olup olmaması da velayet hususunda önem arz etmemektedir. Nitekim Yargıtay’ın verdiği bazı kararlarında, zina eden kadına çocukların velayetinin verildiği de görülmektedir. 
  • İştirak nafakası istemi, çocuk kendisine bırakılan kadın, boşandığı eşinden iştirak nafakası isteyebilir. Çocukların bakımı, eğitimi ve diğer ihtiyaçları için uygun bir iştirak nafakasına hükmedilir. İştirak nafakası, çocuk ergin oluncaya kadar devam etmektedir. Fakat bazı durumlarda çocuk ergin olduktan sonra da eğitim hayatının devam etmesi sebebiyle iştirak nafakasının devam etmesi talebinde bulunulabilir.
  • Tedbir nafakası talebi, boşanma davası sonuçlanıncaya kadar kadının tedbir nafakası isteme hakkı vardır. Bu nafaka, boşanma davasının açıldığı tarihten kesinleşeceği tarihe kadar devam eder. Tedbir nafakası, kendi bakım ve geçim ihtiyaçlarını karşılayamayan kadın lehine hükmedilmektedir. 
  • Ortak konutun tahsis edilmesi istemi, boşanma davası devam ettiği sürece aile konutunda kimin yaşama hakkı olduğuna hakim karar vermektedir. Ayrıca, taraflar ortak konutta kimin yaşayacağını da kararlaştırabilir. Örneğin, davacı kadın aile konutunu ayrıca iş yeri olarak da kullanıyorsa zarara uğramaması için aile konutu onun adına tahsis edilebilir. Burada yine tarafların mali gücü önem arz etmektedir. 
  • Şahsi ve ziynet eşyalarının talebi, boşanma davasında kadın değerli mücevher, takı ve eşyalarını isteyebilir. Nişan ve düğünde kadına takılan ziynet eşyaları da kural olarak kadının şahsi malı sayılmaktadır. Koca tarafından çeşitli nedenlerle kadının elinden alınan bu eşyalar, koca lehine hibe edilmediği sürece kadına geri verilmek zorundadır.

Boşanmada Çalışmayan Kadının Hakları

Çekişmeli boşanma davasında kadının hakları nelerdir? Boşanma davasında kadının çalışıp çalışmadığı hususu kadının hakları açısından büyük bir fark arz etmemektedir. Dava sonuçlanıncaya kadar tedbir nafakası talebinde bulunabilir. Dava kesinleştikten sonra da geçimini sağlayamayan kadın lehine yoksulluk nafakası hükmedilir. Onun dışında kadın çocukların velayetini aldıysa çocuklar için iştirak nafakası da ayrıca istenebilir. Nafakanın miktarı ise, tarafların mali durumuna göre belirlenmektedir. Kadının çalışmaması dolayısıyla diğer taraftan geçimine yetecek bir nafaka istenir.

Yine, eşlerinden birinin ölmesi ile de evlilik birliği sona ermiş sayılmaktadır. Eğer ölen eş sigortalı idiyse eşinin ölmesi sebebiyle kadına devlet yardımı olarak dul maaşı bağlanmaktadır. Burada kadının herhangi bir yardım kurumu veya kuruluşundan ek bir maaşı olup olmadığı incelenir. Ayrıca kadının üzerine kayıtlı herhangi bir taşınır veya taşınmaz mal olmaması da gerekir. Bu şartlar neticesinde, yoksul ve dul kadına gerekli belgeleri temin etmesi ile devletten maaş bağlanmaktadır. 2023 yılında, yapılan zamlarla birlikte en düşük dul maaşı 3750 TL olurken; en yüksek dul maaşı ise 5625 TL olmaktadır. 

Kadının Boşanmada Nafaka Hakları

Boşanma davası denildiği zaman aklımıza gelen ilk husus kadına ve varsa müşterek çocuğa yönelik nafaka konusudur. Kadının boşanmada nafaka hakkı denildiği zaman da akla yoksulluk nafakası, iştirak nafakası ve tedbir nafakası gelmektedir.

Çekişmeli boşanma davasında kadının hakları nelerdir? Eğer kadın boşanmadan sonra yoksulluğa düşecek ise dava sonunda yoksulluk nafakasına hak kazanacaktır. Ancak belirtmek isteriz ki boşanma davasında kadın erkekten daha ağır kusurlu bulunursa yoksulluk nafakası talebi reddedilecektir. Bu yüzden kadının davada daha az veya eşit kusurlu olması gerekmektedir. Boşanma davasının sonucunda eşler arasında çocuk var ise ve var olan müşterek çocuğun velayeti de kadına verilmiş ise erkek, müşterek çocuk reşit olana kadar çocuğun tüm masraflarına katılmak zorundadır. Bu nedenle müşterek çocuğun velayeti mahkeme tarafından kadına verildiği takdirde kadına çocuk için iştirak nafakası verilecektir.

Tedbir nafakası ise boşanma davası sonucunda değil boşanma davası ilk açıldığı zamanda hâkim tarafından hükmedilebilecek olan bir nafakadır. Bu nafaka türü de kadına yönelik tedbir nafakası ve varsa müşterek çocuğa yönelik tedbir nafakası şeklindedir. Kadına yönelik hükmedilen tedbir nafakası, kadının boşanma davası süresince geçimini sağlaması için verilen tedbir nafakası türüdür. Müşterek çocuğa yönelik tedbir nafakası ise boşanma davası sürecinde kadın çocuğa bakıyor ise karşı taraftan çocuğun geçimine katkı sağlaması için alınan nafaka türüdür.

Erken Boşanma Davası Açan Kadının Hakları

Erken boşanma davası açan bir kadının hakları, boşanma davasının türüne göre değişiklik arz etmektedir. 

Anlaşmalı boşanma davaları en erken nikahtan itibaren 1 yıl geçmesiyle açılmaktadır. Genellikle tek celsede tarafların boşanması söz konusudur. Anlaşmalı boşanmada taraflar evlilik birliğinin temelinden sarsılması sebebiyle boşanma davası açarlar. Yani, boşanma konusunda tarafların hem fikir olmadı gerekir. Burada kadının hakları protokol doğrultusunda belirlenmektedir. Maddi ve manevi tazminat, nafaka, mal rejiminin tasfiyesi, velayet, ziynet eşyaların geri verilmesi gibi hakları anlaşmalı boşanma protokolünde belirtmelidir. Bu hususlar hakkında tarafların anlaşamaması durumunda artık çekişmeli boşanma söz konusu olmaktadır.

Çekişmeli boşanma davasında kadının hakları nelerdir? Çekişmeli boşanma davaları her zaman açılabilmektedir. İstisnai olarak terk sebebiyle eşin eve geri dönmemesi durumunda diğer eşin 6 ay geçtikten sonra dava açması gerekmektedir. 4 ay boyunca eşin halen eve gelmemesi üzerine ihtar çekilir. Bu ihtar için 2 ay beklenmelidir. İhtarın sonunda eş eve geri dönmezse boşanma davası açılmaktadır. Çekişmeli boşanma davalarında kadının hakları yine maddi ve manevi tazminat, nafaka, ortak konutun tahsisi, çocukların velayeti gibi talepler ile söz konusu olmaktadır. Çekişmeli boşanmada tarafların hak ve talepleri, kusur oranları hakimin takdir yetkisi alanındadır. Dolayısıyla, hakim somut olayın özelliklerine göre hakkaniyet ölçüsünde kararını vermelidir. 

Boşanma Davasında Kadının Mal Paylaşımından Kaynaklı Alacak Hakları

Çekişmeli boşanma davasında kadının hakları nelerdir? Mal rejiminin tasfiyesi sırasında mal paylaşımından kaynaklı alacak haklarını taraflar birbirinden isteyebilir. Kadın, boşanma davası veya boşanmadan sonra açacağı ayrı bir dava ile mal paylaşımından kaynaklı alacaklarını isteyebilir. Bu malların tasfiyesi yapılırken malların evlilikten önce veya sonra alınmasına göre tasfiye yapılır. Kural olarak evlilikten sonra edinilmiş mallar, taraflar arasında yarı yarıya paylaşılır. Kişisel mallar ise kişinin kendisi üzerine kayıtlı mallar olduğu için tasfiyenin konusu değildir.

Fakat, mal rejimi sözleşmesinde tarafların kişisel mallara da katılacağı kararlaştırılabilir. Bu mallar ancak, bir mesleğin icrası sebebiyle edinilmiş mallar veya kişisel malların gelirleri için mümkün olabilir. Boşanma davası açan bir kadın, evlilik birliği sırasında edinilmiş olan malların yarısını talep edebilir. Edinilmiş mallara katılma rejiminde kadının talep edebileceği birçok alacak söz konusu olabilmektedir. Bunlar; katkı payı alacağı, değer artış payı alacağı, denkleştirme alacağı ve katılma alacağıdır.

Kategori : Aile Hukuku